TÜBİTAK ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı el ele verdi ve "modern çağın Nuh'un gemisi"ni inşa etmeye başladı. Türkiye'de soyu tükenmeye yüz tutmuş yerli hayvan ırklarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için "gen bankası" oluşturuldu.
Başak Çubukçu / CNN TÜRK
Karakaçan koyunu:
Dağılım alanı: Trakya Bölgesi
Güncel ırk bilgileri: Soyu tükendi
Ankara keçisi:
Dağılım alanı: Ankara
Güncel ırk bilgileri: Tehdit altında
Uzunyayla atı:
Dağılım alanı: Sivas, Kayseri ve Uzunyayla
Güncel ırk bilgileri: Soyu tükendi
Bir zamanlar Anadolu yarımadasının zengin ırklarını oluşturan çiftlik hayvanlarından sadece birkaçı bunlar… Artık yoklar ya da yok olmak üzereler... Onları, sadece kitaplarda ya da yıllar önce çekilmiş fotoğraflarda görebilmek mümkün… Yanlış tarım politikaları, değişen doğa koşulları, meraların sanayiye açılması bu ırkların sonunu getirdi.
Türkiye'deki sığır, koyun ve keçi ırkının yaklaşık yüzde 15'i risk altında. Son 30 yılda sadece koyun popülasyonu yüzde 50 oranında azaldı. Hatta öyle ki, kitaplarda Türkiye'nin doğal koyun ırkı olarak okutulan Akkaraman'ı saf olarak bulmak bile zor.
Ama hayvan ırklarını yitiren sadece Türkiye değil; tehdit küresel boyutta. Son 6 yıl içinde 62 ırk yok oldu, yaklaşık 1500 ırk da risk altında.
Başta ABD olmak üzere birçok ülke "artık çok geç" dememek için harekete geçti; bio çeşitliliği korumak adına "gen bankası" çalışmalarına başladı. Türkiye'de de TÜBİTAK; Tarım Bakanlığı ve 10 üniversite çiftlik hayvanlarının peşine düştü. Amaç 21. yüzyılın Nuh'un gemisini oluşturmak.
Modern çağın Nuh'un gemisi ya da bilimsel adı Türk-Hay-Gen 1 projesiyle, soyu tükenmekte olan evcil yerli ırkların genleri bir bankada koruma altına alınacak. Proje, koyun, keçi, manda, sığır ve at ırklarını kapsıyor.
Kırmızı hatta düşmüş yani nesli tükenen 5 at, 1 manda, 6 sığır, 13 koyun ve 5 keçi ırkı bulunuyor. Proje, yeryüzünden silindikleri anda bu ırklara yeniden can vermeyi amaçlıyor. Onlara hayat verecek DNA, hücre, doku, embriyo ve spermaları dondurularak gen bankasında saklanıyor.
Türk-Hay-Gen 1 projesi, yüzyılın projesi olarak tanımlanıyor. 5 yıl sürecek projenin bütçesi, yaklaşık 10 milyon YTL. Türkiye, şimdi geçen yılların muhasebesini yapmaya çalışıyor. Zararın boyutu proje tamamlandığında ortaya çıkacak.